Bir Öğretmen Kendini Nasıl Geliştirebilir?: TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri

Fen öğretiminde, etkili bir öğrenme sürecinin sağlanması için öğrencinin hazırbulunuşluğuna, gelişim düzeylerine, bilişsel düzeylerine ve psikomotor becerilerine dair bilgi sahibi olarak bir süreç tasarlamak önemli bir noktadır. Eğitim Bilimleri çatısı altında yapılan bilimsel çalışmaların sonucu geliştirilen ve geliştirilmekte olan birçok yöntem/yaklaşım mevcut ve bu yöntem ve yaklaşımları sürecimizde etkili bir şekilde kullanmamız öğretimdeki çetrefilli yolda öğrencilerin emin adımlarla yürümesinde yardımcı oluyor. Tabii ki ana hedefimiz daima bir yöntem ile tüm dersi işlemek olmamalı. Her yöntemi kararında kullanmalı ve sürece başarılı şekilde uyumunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Ayrıca fen öğretiminde kavram öğretimini gerçekleştirmek adına kullanılan materyaller de önemli çünkü soyut kavramların anlaşılması için somutlaştırma ve öğretilen kavramın içselleştirilmesi ve anlamlandırılması kritik bir önem taşıyor.

Biz öğretmen adaylarına doğru süreci tasarlamak, deneyim kazandırmak, bakış açısı oluşturmak adına eğitim programlarımızda dersler yer alıyor fakat bu dersler her zaman yeterli etkiyi oluşturamıyor. Bu yüzden TÜBİTAK tarafından desteklenenn bilimsel eğitim etkinlikleri mevcut. Bunlardan birisi de geçtiğimiz şubat ayı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen TÜBİTAK 2237-A “Fen Öğretiminde Alana Özgü Yöntem-Materyal Uyumu ve Entegrasyonu” adlı eğitimdi.

 Eğitimde, üzerinde durduğumuz ilk konulardan biri, fen öğretimi sürecinde karşımıza çıkabilecek sorunlar, yaşanılan güçlüklerdi. Bu güçlükleri iki alt başlığa ayırabiliriz. Bunlar eğitim sisteminden kaynaklanan sorunlar ve Fen’in doğasından/bilgi içeriğinden kaynaklanan sorunlardır. Bu alt başlıkların içeriklerinden birkaçını sıralamak gerekirse bunlar:

  • Öğretmen yetiştirilmesinden kaynaklanan sorunlar
  • Sınav odaklı eğitim sistemi
  • Ehil olmayan kişilerin öğretmenlik mesleğini sürdürmesi
  • Kalabalık sınıflar/ fiziki ortam olanaksızlıkları
  • Öğretim programından kaynaklanan sorunlar
  • Disiplin yönetmeliğinden kaynaklı sorunlar
  • Öğretmenlerin kendilerini güncellemesi eksikliği
  • Fen’in somutlaştırılamaması
  • Günlük hayatla ilişkisinin kurulamaması
  • Yanlış yöntem ve yaklaşımların kullanılmasıdır şeklinde sıralanabilir.

 Bahsedilen güçlüklere, sorunların farkındalığı ve onlara karşı alınan önlemler ile etkili bir sürecin sağlanması sonrasında Fen öğretimi sürecinin devamında bireylerin kazanması gereken temel beceriler ve yeterliliklerden bahsedildi. Öncelikle Fen öğretimi, Fen okuryazarı bireyler yetiştirmeyi hedefler. Bu hedef doğrultusunda yetişen bireyler, etkili iletişim kurabilen, araştıran-sorgulayan, etkili kararlar verebilen, problem çözebilen, işbirliğine ve yaşam boyu öğrenmeye açık bireylerdir. Bu süreçte öğretmenin rolü öğrencilerin “bilimsel süreç becerileri” olarak sıkça bahsi geçen beceri setine sahip olmalarında onlara rehberlik edebilmektir. Bu beceriler iki grupta incelenebilmektedir. Temel ve bütünleşik beceriler olarak ayrılan bu iki beceri seti şöyledir;

           Temel Beceriler            Bütünleşik Süreç Becerileri
 Gözlem  Hipotez Kurma
 Sınıflandırma  Verileri Kaydetme ve Yorumlama
 İletişim Becerileri  İşe Vuruk Tanımlama
 Ölçme  Model Oluşturma
 Tahmin etme  
 Yorum Yapma  

Yapılan çalışmalarla birlikte evrensel olarak eğitim sistemi sürekli bir değişim içinde ve öğrencinin süreç içinde olduğu yaklaşımlar oluşturulmaya ve geliştirilmeye devam ediyor. Bu gelişmelerden biri olan ve son zamanlarda ülkemizde de sıkça söz edilen bir yaklaşım olan STEM(Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) ile etkili bir öğretim süreci oluşturulması hedefleniyor. Programımızın devamında ise bu yaklaşımdan söz edildi. Disiplinler arası bir yaklaşım olan bu olgu, öğrencilerin yaratıcı düşünce becerilerini geliştirilebilmesini, teorik bilgilerini pratiğe dönüştürerek etkin bir şekilde kullanabilmesini, problem çözme becerilerini geliştirilebilmesini hedefleyen bir süreçtir.

Bir diğer değinilen nokta ise günlük yaşantımızın olmazsa olmazlarından teknolojinin bu eğitim sürecine nasıl dâhil edileceğine dair, Web2.0 adı altında, sınıflandırılan etkileşimli programlar ve yazılımlara dair pratikler ve bilgilendirmeler yapıldı. Bu programlar çeşitli tasarımlar yapabileceğimiz, sunumlar hazırlayabileceğimiz ve animasyonlar tasarlayabileceğimiz süreci daha verimli ve daha pratik hale getirebilecek programlardı.(Web2.0 araçlarına ayrıca farklı bir yazıda değinilecektir.)

Şu ana kadar bahsi geçenlerin fen öğretiminde anlamlı bir öğrenme sürecini oluşturulması için kritik bir önemi var. Alan Bilgisi, Teknolojik Bilgi ve Pedagojik Bilgi bir arada uyum içinde kullanılabilmelidir. “Fen alanında bilgili, konuya hakim bir öğretmen, konuyu öğrenci düzeyine uygun, anlamlı bir hale getirirken teknolojiyi etkili bir araç olarak kullanabiliyorsa, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) modelini etkili şekilde kullanan bir öğretmendir diyebiliriz.”

 Öğrenme sürecinde bir diğer önemli konu ise iletişimdir. Kalıcı öğrenmenin sağlanması için etkili iletişimin gerçekleştirildiği bir sınıf ortamına ihtiyaç vardır. Fen öğretiminde etkili iletişimin sağlanması, mesajın özünü kaybetmeden, doğru bir şekilde aktarılmasını sağlayacak etkili bir iletişim kanalının sağlanmasıyla mevcuttur. Mesaj gödericiden kodlanarak iletişim kanalı doğrultusuyla alıcıya ulaşır ve alıcının bu kodu çözmesiyle iletişim gerçekleşmiş olur. Burada kodlamaları da alan bilgisini öğrencinin düzeyine yönelik, onun anlayabileceği semboller ve kavramlarla anlatma becerisi olarak tanımlayabiliriz.  

Fen öğretiminde etkili iletişim kanallarından biri de “materyal kullanımı”dır. Kanalın etkili bir iletişime zemin hazırlayabilmesi için gürültüsüz olması önemlidir. Yani iletişimin etkililiğini engelleyecek faktörlerden arındırılmalıdır. Materyal kullanımı sırasında oluşabilecek gürültüler, kavram yanılgısı oluşturabillecek, içeriği doğru bir şekilde aktaramayacak şekilde hazırlanmış materyaller olarak bahsedilebilir. Hazırlanan materyal tamamen içeriğini yansıtmalı. Farklı düşüncelere sevk eden materyaller yanlış öğrenmeye yol açacaktır.

Üzerinde durulan bir diğer önemli nokta ise kavram öğretimiydi. Kavram öğretiminin sağlanabilmesi için zihnimizde hafıza(bilgi) elemanlarının birbirleri ile ilişkilendirilmesi çok önemlidir. Hafıza bilgi elemanları ise şunlardır;

Kavramların kullanılabilir bilgi haline gelebilmesi için o kavramla ilgili zihinsel beceriler, önermeler, imajlar, ve episodlara sahip olunması gerekmektedir. Bir konu hakkında fikir üretmenin, düşünmenin birinci kuralı ulaşılabilir ve kullanılabilir bilgiye sahip olmaktan geçer. Araç olarak kullanılan materyallerde de bu elemanlara dikkat edilmelidir. Özellikle zihinde imaj oluşumu önemlidir. Bir kavramı duyduğumuzda veya onu düşündüğümüzde zihnimizde oluşan ilk resim o kavramla ilgili imajlarımızdır. Zihinde yanlış oluşacak bir imaj, öğrenmenin/bilginin hatalı olmasına neden olacaktır.  

Hazırlanan bu eğitimin en önemli boyutlarından birisi, daha önceden tasarlamış olduğumuz özgün veya geliştirilmiş materyallerimizi sunmamız oldu. Hocalarımızın liderliğinde ve bizlere sundukları bilgilerin, bakış açılarının ışığında “Nasıl bir materyal tasarımı yapmalıyız?”, “Bu tasarımı nasıl geliştirebiliriz?”,  gibi sorulara cevap aradık. Ayrıca bu “materyallerin uygun bir yöntem  içinde etkili kullanılması için yapılması gerekenler nelerdir?” sorusu üzerinde beyin fırtınası yaptık ve  bu bağlamda fen bilimlerine özgü bir materyalde olası gerekenlerin neler olduğunu belirledik.  

 Özetle; Evrensel olarak bakıldığında eğitim sistemleri 21.yüzyıl becerileri de olarak anılan beceri setine sahip bireyler yetiştirilmesini hedefliyor. Bu beceri setine sahip bireyler yetiştirebilmek adına, onların aktif öğrenebildiği, yaratıcı düşünme süreçleriyle yeni ürünler ortaya koyabileceği ve var olanı geliştirebileceği eğitim ortamları tasarlamak önemli. Bu ortamları gerek  son teknoloji ürünü gerekse en basit, en kolay ulaşılabilir malzemelerle desteklemek, ezberlemekten ve yarıştan uzak, her bireyin kendi başına, ayrıca yaşıtlarıyla iç içe de öğrenebileceği ortamlar yaratmak. Yaşanan gelişmelerle karşımıza yeni yöntem ve stratejiler çıkıyor. Amacımız sürecin her anını bu yöntemlerle süsleyip, bu yöntemleri merkezimize almak olmamalı. Ortaya çıkan son teknoloji ürünleri, materyalleri kullanmak için bir yarış içinde olmamalıyız. Amacımız hür düşünebilen, eleştirebilen, işbirliği yapan ve kendini ve içinde bulunduğu toplumu geliştirmek için üreten, çalışan bireyler yetiştirmek olmalı.  Kullanacağımız yöntemler/stratejiler ve materyaller daima aracımız olmalı.  

  Fen öğretimini ve yöntem-materyal kullanımı bir saat ve  saatin ayar kolu ikilisine benzetebiliriz. Saatimiz pili olduğu takdirde çalışmaya devam edecektir, fakat ayarlanmamış bir saat bizlere doğruyu göstermeyecektir. Doğru bir ayar ile saat bize pili bitene kadar doğru zamanı gösterecektir.

Birçok farklı üniversiteden gelen ve NEVÜ’de bulunan, bizlerle bilgilerini paylaşan, farklı bakış açıları kazanmamızı sağlayan, akşam yemeğinde dahi bizlerle iletişim halinde olup bizlere destek olan, bu projeyi düzenleyen ve  bu projede emeği geçen tüm hocalarıma teşekkür ederim.

Notlarımı derlemede yardımcı olan Öznur KÖLE arkadaşıma teşekkür ederim.

Veli Özbudak

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 4/4 Adnan Menderes Üniversitesi Fen Eğitimi Yüksek Lisans 1/2

Bir Öğretmen Kendini Nasıl Geliştirebilir?: TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri” için 2 yorum

  • Mart 4, 2019 tarihinde, saat 3:56 pm
    Permalink

    Öncelikle ben teşekkür ederim hocam çünkü;biz geleceğin öğretmen adayları olarak tam olarak öğrenmemiz gereken alanlar ile ilgili bilgileri gönüllü olarak araştırıp,derleyip,analiz ederek bizlere en güzel şekilde sunduğunuz için emeğinize sağlık 😊

    Yanıtla
    • Mart 4, 2019 tarihinde, saat 4:09 pm
      Permalink

      Sağ olun hocam, Her daim üretmeye, keşfetmeye ve çalışmaya devam…

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: